MAHMUR KELİMELERİM

   Uykudan kalktım. Elimi yüzümü yıkadım. Annemin hazırladığı bana layık (ukalalık) kahvaltıyı yaptım. Saçımla uğraştım, hazırlandım.  Bunları 20 dakikaya sığdırmak benim gibi rahat bir adama zor geldi, ama yaptım.

   Otobüs bekliyordum. Yaşlı sayılabilecek bir teyze bana ''kızılaya nasıl gidebilirim'' diye sorduğunda cevap veremedim. Konuşamıyordum. Kelimeler çıkmıyordu ağzımdan. Hani insanın dili dolanır ya onun gibi birşeydi. Uyku mahmuru olmamdan kaynaklandığını düşünüyordum. Ama değildi, mahmur olan ben değil kelimelerimdi. Sanki isteyerek ya da istemeyerek yanlış işe yaramaktan bıkmışlar, sonsuz bir uykuya yatmışlar, ara sırada uyanın dememe karşılık tek gözlerini açıp, aldırış etmeden uykularına devam ediyor gibiydiler.
  
   Çabalıyordum uyandırmak için kelimelerimi. Çoğu kez yanlış kullanılsalar bile, yalakalık yapıyordum uyanıp işime yaramaları için. Poh pohluyordum, uyumayan birkaç güzel kelimemle işe yarıyacaklarını hissettirmeye çalışıyordum. Ama olmuyordu. Tanıyordum kelimelerimi inatçıydılar uyanmazlardı boşuna uğraşıyordum.

   Boşuna uğraşıyordum çünkü teyze çoktan benden umudu kesmiş, seyrek adımlarını otobüse doğru atmaya başlamıştı bile. İhtiyacım kalmamıştı o anlık kelimelere. Ama ihtiyacım olacaktı yeniden. O yüzden uyandırmam gerekecekti kelimelerimi.

Dedim ya ben kelimelerimi tanıyorum. Nasıl uyancaklarını da elbet bulurum...

 

What did you think of this article?




Trackbacks
  • No trackbacks exist for this entry.
Comments
  • No comments exist for this entry.
Leave a comment

Submitted comments will be subject to moderation before being displayed.

 Enter the above security code (required)

 Name

 Email (will not be published)

 Website

Your comment is 0 characters limited to 3000 characters.