HALAT


(HH)-İp mi bu?
       -Bilmem biraz kalın daha çok halata benziyor.
(HH)-Sanki biryerden kopmuş gibi, acaba nereden?
       -Aramadan bulamayızki?
(HH)-E işimiz gücümüz yok kıçıkırık halatın nereden koptuğunu mu arayacağız?
       -E kıçıkırık halatın üzerinde bu kadar konuştuğumuza göre işimiz yok, aramamamız için  bir sebepte yok. Hem heyecan aramıyormuydun sen? Al sana heyecan.
(HH)-Aman ne heyecan ne heyecan...
       -Olum hem belki koptuğu yerde güzel birşeyler vardır.
(HH)-Ya kötü birşeyler varsa ne olacak?
       -Oda işin kumar kısmı.Ya hem karamsar olma baksana kaliteli birşeye benziyor kötü birşey olmaz hadi hadi yürü bulalım... 

   İçimdeki sesle aramızda geçen bu diyalogtan sonra aramaya koyuluyorum. Diyalog sizi aldatmasın beni teşvik edenin benle geldiği felan yok. Elimde saçma bir cisimle ne aradığımı bilmeden yürüyorum boş sokaklarda. Sabahın erken saatleri kimseler yok etrafta . Bu kadar saçmalıktan sonra bu saatte dışarıda olmama şaşırmıyorum.
   Yirmi yirmibeş dakika yürüdükten sonra bir ışık görüyorum. Yeşil bir ışık, yaklaşıyorum.....

       -Olum dur  gitme korkmaya başladım ben.
(HH)-Hadi lan sen demiyormuydun heyecan, macera, güzel şeyler diye. Ne oldu?
       -Lan korkuyorum işte elimde değil, bu kadar ilerleyebileceğini düşünmemiştim.
(HH)-Beni sınadın yani. En sinir olduğum şeyler arasında sınanmamın olduğunu bile bile yaptın yani.
       -Lan tamam işte özür dilerim, gitme...
  
   Son cümlesini kurarken kolumdan tutuyor.

(HH)-Hadi oradan korkak, bırak....

   Diyorum, kolumu kurtarıyorum ve yaklaşmaya devam ediyorum ışığa. Gündüz olmasına rağmen yaklaştıkça gözlerim kamaşıyor. Geliyorum tam ışığın ortasına. Gözlerim ışığa alıştıktan sonra yukarı bakıyorum. Halatın geri kalan kısmı orada. Gökyüzüne uzanıyor ucu bulutlardan ve ışıktan gözükmüyor. Elimdeki parçayı hemen bağlıyorum. Neden yaptığımı bilmeden çekiyorum halatı.

       -Bir nurmarası yokmuş lan
(HH)-Sen sus bee...

   Derken yeşil ışık kayboluyor.Tiz bir sesle beraber etrafı bembeyaz bir ışık kaplıyor o kadar fazla ki gözümü kapatmak zorunda kalıyorum. Açtığımda bembeyaz bir odada buluyorum kendimi. Bunları neden yaptığımı ve neden bunların olduğunu sorgulamam için epey bir vaktim olacağını anlıyorum içimdeki sesin kesildiğini ve odadan hiçbir çıkışın olmadığını fark edince....

 

What did you think of this article?




Trackbacks
  • No trackbacks exist for this entry.
Comments
  • No comments exist for this entry.
Leave a comment

Submitted comments will be subject to moderation before being displayed.

 Enter the above security code (required)

 Name

 Email (will not be published)

 Website

Your comment is 0 characters limited to 3000 characters.